İçeriğe geç
  • Dolar 49,5780
  • Euro 55,6191
  • Sterlin 66,2813
  • Bitcoin 4.093.797 ▲ %0,81

Sağlık

Kuvözde şiddet davasında rapor tepkisi

Kuvözde şiddet davasında rapor tepkisi

Kahramanmaraş'ta kuvözdeyken darbedilen bebeğin davasında Adli Tıp Üst Kurulu, nörolojik tablo ile şiddet arasında illiyet bağı kurulamadığını bildirdi. Aile rapora sert tepki gösterdi.

Kahramanmaraş'ta 2021 yılında kuvözdeyken hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık tarafından darbedildiği iddia edilen Deniz Esin Bozoklar'ın davasında Adli Tıp Üst Kurulu raporu mahkemeye sunuldu. 45 kişilik kurulun oy birliğiyle hazırladığı raporda, hemşirenin eylemleri ile bebekteki nörolojik sorunlar arasında illiyet bağı kurulamadığı, ancak sol bacaktaki kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği belirtildi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Sema ve Abdullah Bozoklar çiftinin kızları Deniz Esin Bozoklar, 2021'de KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde düşük kiloda dünyaya geldi ve yenidoğan yoğun bakım servisinde kuvöze alındı. İddiaya göre 26 Mayıs 2021'de hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık, kan alma işlemi sırasında bebeğe şiddet uyguladı. Güvenlik kamerası kayıtlarına yansıyan ve 14 dakika süren işlemde Bağrıyanık'ın bebeğin başına vurduğu ve bacağını sıktığı, sonrasında bebeğin durağanlaştığı görüldü. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla tutuklanan hemşire hakkında 'Kasten yaralama' suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mevcut raporlar arasındaki çelişkiler nedeniyle dosya Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'na sevk edildi. Konu Hürriyet, Baskentgazete tarafından da aktarıldı.

Üst kurulun raporunda, hemşirenin bebeği sarstığı ve kafa-yüz bölgesine künt travmatik eylemlerde bulunduğu ancak olay tarihli kranial MR bulunmadığı, kafatası kırığı veya kafa içi kanama gibi bulguların olmadığı kaydedildi. Raporda,

Bebekte taburculuk sonrası takiplerinde tespit edilen nörolojik tablonun derin gelişim geriliği olan prematüre bebeklerde beklenir bir durum olduğu, tüm adli ve tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde kendisinde mevcut bünyesel duruma bağlı (prematürite, intrauterin gelişim geriliği) olduğunun değerlendirildiği, ilgili hemşire tarafından uygulanan eylemler ile bebekte saptanan nörolojik tablo arasında illiyet bağı kurulamadı. Olay tarihli radyolojik görüntüler, tıbbi evrak, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarının incelenmesi sonrası bebeğin yoğun bakım takiplerinde 26 Mayıs 2021 tarihli bakımı sırasında ilgili hemşire tarafından sol uyluk bölgesine uygulanan travmatik eylemin sol femurda şaft kırığına sebep olduğunun değerlendirildiği cihetle, yaralanmasının, küçüğün yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, küçük üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.

ifadelerine yer verildi.

Baba Abdullah Bozoklar, rapora tepki göstererek,

Doğumdan şiddet uygulanana kadar hiçbir nörolojik takibi, epilepsi ilacı kullanımı, serebral palsi ile ilgili ön tanısı yok. Diyorsun ki, 'Senin çocuğun erken doğmuş, bu hastalıklar zaten olacaktı.' Bugüne kadar doğan prematüre çocukların hepsi mi bu şekildeydi

dedi. Baba Bozoklar, raporun olayın tüm detaylarını sayıp hastalığı prematüreliğe bağlamasını

Bizimle dalga geçer gibi bir rapor

olarak nitelendirdi.

Anne Sema Bozoklar ise raporda MR çekilmemesinin çocuğa yüklenmesine itiraz ederek,

Gelen raporda çocuğun bacağının kırığının ağırlığını, çocuğa yapılan darbın, şiddetin ağırlığını her şeyi yazıyorsunuz. Sonuç olarak 'MR çekilmedi' diye bunun sorumluluğunu da benim çocuğuma yüklüyorsunuz. Bu çocuk mu demeliydi, 'Bana MR çekin' diye? Asıl soruşturmanız gereken oradaki sorumlulardır, benim çocuğum değildir. Oradaki sorumluları soruşturun bakalım, benim çocuğuma neden MR çekmemişler, neden ayrıntılı bir şekilde araştırmamışlar? Bunları soruşturun bence benim çocuğumdan önce

şeklinde konuştu.

Güncelleme (20.10.2026 11:03): Baskentgazete'de yayınlanan habere göre, baba Abdullah Bozoklar, Adli Tıp Üst Kurulu raporuna tepki göstererek, olay öncesinde kızına yönelik herhangi bir hastalık teşhisi bulunmadığını savundu. Bozoklar, raporda şiddet ve kırık tespit edilmesine rağmen illiyet bağı kurulamamasını eleştirerek, bu durumu kabul edilemez bulduğunu ifade etti.

TürkAta Haber Ajansı
Sakarya Gündemi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…